Kalemimin Ucu...

Kalemimin Ucu...
Yazdığım kadarını da yazamadım aslında...

10 Mayıs 2009 Pazar

Anneler gününüz kutlu olsun...


Tüm annelerin bu güzel gününü kutluyorum. Allah yavrularınızdan ayırmasın. İyi ki annemiz var, iyi ki anneyiz...

09 Mayıs 2009 Cumartesi

Kuzum 3 Yaşında :)


Dün bir türlü fırsat bulup yazamadım bloguma. Dün kara kuzumun doğum günüydü. 7 Mayısı 08.05.2006'ya bağlayan gece 00:30 da aldım oğluşumu kucağıma. Daha dün gibi... 29 haftalık doğmasına rağmen gayet sağlıklı bir bebekti. Anlaşılan iyi beslemişim :))) Şimdi kocaman oldu. Zaman hızla geçiyor anlaşılan :) Küçülüyor kıyafetleri, her yıl bir sürü kıyafeti rafa kaldırıyorum :) Bizlerde bir değişiklik yok tabi ki olsa olsa kavuşmayan pantolon belleri oluyor nedense :))) Neyse nerden nereye geçtim :)
Özel bir planımız olmadı dün akşam ama kendim pasta yaptım oğluşuma 3 tane mum diktik üstüne 2 kez yakıp üfledik :) oyun haline getirdi mumlara üflemeyi :) Hediye olarakta parka gittik bugün. Zira oyuncak araba almaktan evimiz galeri haline geldi nerdeyse bu nedenle oyuncak almaktan vazgeçtik. Ve böyle daha mutlu oldu.
Pastamızın resmini çekmek aklıma gelmedi ama kuzumun kreşte çekildiği son resmi ekleyeceğim yazıma :) Kreş dönemleri bitti geçen hafta biz zaten son 2 haftasına katılamamıştık. Porselen tabaklara resimlerini basmışlar çok güzel olmuş. Çarşamba günleri veda eğlenceleri vardı bütün kreş öğrencilerine birer boyama kitabı ve o tabakları hediye ettiler. Son olarak iyi ki oğluşumu dünya ya getirmişim diyorum. Ve herkesin bu duyguyu tatmasını diliyorum.

Canım oğlum seni çok seviyorum... Ömrüm senin ömrün olsun....

05 Mayıs 2009 Salı

Ben Geldimmmm.


Evet 2 hafta su gibi akıp geçti ve ben nihayet evimdeyim. Çok özlemişim evimin her köşesini, içimdeki kıpırtıyla kucaklaştım eşimle yuvamla kısa bir ayrılıktı ama başkaydı bu defa. Burnumda tüttü derlerya aynen öyle oldu işte eşimde evimde burnumda tüttü 2 hafta boyunca. Aile olmak ne demek bir kez daha anladım bu kısa ayrılıkta :)
İki parça eşyan neredeyse orasıymış meğerse yuvan ana baba ocağından çoktan kuş olup uçmuşum ben. Sadece arada bir kısa bir göç ediyorum artık oraya. Ayaklarımın yere bastığı yer eşimin olduğu yermiş meğer. Bu öyle güzel bir duygu ki...
Öyle böyle 2 hafta geçti dediğim gibi yeniden evimdeyim. Vakit buldukça blogumla ilgileneceğim. Yarında hıdırellez :) güzel dileklerinizi, niyetlerinizi istemeyi unutmayın bu akşam gün batmadan önce :) Güllerin dallarına, akarsulara gönlünüzden geçenleri yazdığınız kağıtları asın, atın. Bütün dileklerinizi gerçek olması dileğiyle. Sevgiler...

16 Nisan 2009 Perşembe

Pazara Yolcuyum :) ( Rötardan sonra )

Evet 3 gün sonra memleketime gidiyorum kısmetse :) Ailemi özlemiştim geçtiğimiz kurban bayramı görüşmüştük en son. 4 ayı geçti nerdeyse. Onlarda Soykan'ı özlemişler gel gel diye ısrar ediyorlardı ne zamandır. Aslında 1 hafta önce gidecektim yani geçtiğimiz pazar günü gitmeyi planlıyordum ama Soykan'ın üst dudağı şişti perşembe akşamı. Ön dişini yarısı kırılmıştı dişi inceldiği için, başlarda rahatsız etmemişti ama son birkaç gündür ağrıyo diyordu. 2-3 güne de çıktı neden ağrıdığı perşembe akşamı şişiverdi üst dudağı bayağı bir şişti burun altına kadar. Ağrıyo dediği zamanda doktora götürmüştü doktor şimdilik birşey yok şişerse getirin demişti tabi şişince cuma günü doktora gittik hemen. Antibiyotik verdi hafta sonu kullanıp pazartesi tedavi uygulayacaktı. Şişi indi hafta sonunda pazartesi günü gittik tekrar ama kanalı kapalı dedi. Burada açamazmış bir daha şişerse Bursa'ya sevk alıp gideceğiz tedavi için. Soykan kanal tedavisine nasıl dayanacak bilmiyorum. Umarım bir daha şişmez 3-4 yılı atlatsak ikinci dişleri gelse böyle olmaz. Ama çok zor bir hafta geçirdik geçen hafta. Tedavisi bu şekilde sonlanınca bende bu hafta sonu gitmeye karar verdim. Kısa bir rötar yaşadım ama kısmetse pazara yolcuyum :) Herşeyin başı sağlık gerçekten.
Mayıs'ın ilk haftası dönmeyi düşünüyorum. O zamana kadar yokum. Kendinize iyi bakın.
Görüşmek üzere arkadaşlar...

Sevgiler.

08 Nisan 2009 Çarşamba

Smart Blogger Ödülleri...


Sevgili Blog arkadaşım Neslihan ''Yaşadıkça'' beni bu ödüle layık görmüş :) Kendisine çok teşekkür ediyorum. Smart Blogger ödülüne benimde layık gördüğüm arkadaşlarım var elbet. Aslında hepsi layık biliyorum ki çünkü her blog bir emek demek. Ben birkaç arkadaşıma bu ödüllleri dağıtıyorum diğer bütün arkadaşlarıma da gönülden bir ödül veriyorum :))

Smart Blog Ödüllerinin dağıtım kuralları:
* Ödülü verenin linkini yayımlamak.
* Ödülü verdiğin kişilere mutlaka haber vermek.
* Bu ödülü verdiğin blog sahibinin linkini vermek.


Bende bu ödülümü :
* Bana-Dair
* Muhabbet Çiçeğim
* Tatlı Şurubum
arkadaşlarıma vermek istiyorum :)

Sevgiler Hepinize...

03 Nisan 2009 Cuma

İlk Yağlı Boya Çalışmam :)





Oğlumun Tugay'daki 1 saatlik kreş eğitimi sırasında bende vakit geçirmek amacıyla Tugay'ın verdiği resim kursuna katılmıştım. Günde 1 saat çalışarak resim yapmak gerçekten çok zormuş :) Elimin acemiliğinden olsa gerek iki çiçek boyayıp eve geldiğim günler çok oldu. Ama şükür bitti. Oysa ben hiç bitiremeyeceğim sanmıştım :))
Birkaç resim ekledim, yorumlarınızı bekliyorum. Her türlü yoruma açığım :))
Özellikle Berrincim senden bir usta olarak 10 üzerinden bir puanlama bekliyorum ona göre :)
Dediğim gibi zar zor bitirdim aslında daha üzerinde çok oynanacak yeri var baktığımda görebiliyorum ama nedense her düzeltmeye kalktığımda karmakarışık yaptığım için artık ellemekten korktum ve yeter bu kadar dedim, yoksa olandan da olmak vardı hani :))
Daha önce pastel ve kuru boyayla bu tarz çalışmalarım olmuştu ama yağlı boyayla ilk kez çalıştım. Sevdim ayırca da :) Birkaç resim daha yapmayı düşünüyorum. Bu resmin çizimini de bir fotograftan bakarak tuâl'a geçirdim. Belki bundan sonraki resimlerin çizimleri bana ait olur :)
Pazartesi ahşap boyamaya başlayacağım. Elimde bir çikolata kutusu var ahşaptan gerçekten çok hoş onun üzerinde birşeyler yapmayı deniyeceğim bakalım nasıl olacak :)
Değerlendirmek istiyorum umarım becerebilirim :)
Şimdilik bu kadar bir resime bu kadar dil dökülür mü dimi :)
Sevgiler...

02 Nisan 2009 Perşembe

Kısa Ve Öz...


Hava iki gündür güllük güneşlikti ne güzel, bugünü karamsar bir havayla karşıladım. Tabi karamsar bir ruh haliylede. Nedense hiç sevemedim böyle havaları. Küçükken hava ne zaman kapalı olsa yatar uyurdum uyandığımda belki güneş çıkar ümidiyle. Ama çıkmazdı tabi. Şimdi yatıp uyumuyorum inatla dışarıyı izliyorum pencereden, gök yüzüne bakıyorum. ''Çıkmasanda ben burdayım'' diyorum güneşe. Hani hayata inat demek istediğim. O baş rolü oynasada ben sıranın bana geleceğini biliyorum.


Hava bulutluda olsa güneşi görebiliyorum, Hayat acımasızda olsa yaşayabildiğim gibi...